10/5/2007 - porselen kalp

öyle anlar gelir ki insanın yaşantısında, kendini o an bulunduğu yerde rahat hissetmez. bu ait olmama hissi beyinde ve ruhta başka yerlere gitme dürtüsünü uyandırmaya başlar, farklı bir yere gitmelidir artık; kimseyi tanımadığı kimse tarafından tanınmadığı ve bilmediği diyarlara yelken açmak ister. hele bir de yavaş yavaş varlığından rahatsız olmaya ve sevdiklerine karşı kendisini onlara sadece zarar ve elem taşıyan kanserli bir hücre gibi görmeye başladığında, ağır ağır beyni zehirlemeye başlayan tehlikeli bir düşüncedir .. işte öyle anlardan birindeyim.. ilk önce ait olduğum yerden kalkıp geldim lanet olası bir yere.. sonra buranın bana daha ağır yükler yüklediğinin farkına vardığımda burdan kacıp kurtulmaya cabaladım.. öyle insanlar tanıdım ki, ait olduğum yerin bulanık olsa da daha temiz olduğunu anladım.. işte geri döneyim dedim coğu zaman g.tüm yemedi, her defasında savurdum bir vole daha boşluğa.. her defasında sesim biraz daha kısıldı, cümlelerim biraz daha kısaldı.. insanların yüzüne artık daha az, daha boş baktım.. hayat ile bağımı pamuk iplikle ördüm.. inceldikce kalınlastı.. kalınlastıkca inceldi.. gittim geldim bir süre.. yollar uzadıkca, daha cok düsündüm. daha cok anladım insanları.. daha cok kızdım kendime.. ben ağlarken karşımda gülenlerin mizah anlayışına kustum. arkamdan atıp tutanları kıcımın fosforuyla aydınlattım. ezik insanlar tanıdım, acıklaması olmayan, sonunda karsımda boynunu büken, tek bir kelime edemeyen.. hepsinin yüzüne kustum döktüğüm gözyaşlarımın bedelini devrik cümlelerimle.. devrik dedim.. hayatım gibi, kurduğum cümleler de devrik.. ve ben coktan unuttum mutlu mesut aşk oyunlarını.. yüzsüz yüzleri sildim silik zihnimden.. bir kalbimdeki catlakları birlestiremedim.. en mutlu anımda o ince sızılarım 'merhaba'dedi.. hic olmadık yerde hic olmadık zamanlarda beni ağlatanlaraydı küfürlerim.. oysa onları ne cok severdim.. iste kendimden nefret etmemin sebebi onlar.. onları o kadar cok sevdiğim ve değer verdiğim icin kendimi hic sevmiyorum.. işin kötüsü bu ya seven yerlerimi körelttim onlar yüzünden.. nefret eder oldum insanlardan, korkuyla bakar oldum yüzlerine.. beni tutmayı basaramayan ve beni kötüleyerek yok etmeye calısanlar sayesinde güclendim.. iyi ki varsınız nefretlerim, ölüm düşüncelerim, pis atıklarım, can kırıklarım, eski aşklarım, ruhu beş para etmez dostlarım..!
|